Ömer F. KURHAN - 9 Mart 2009
Sayın Bulunmaz,
Feridun Çetinkaya’nın İATP-G ile yaptığı manipülatif bir görüşmenin ardından yayımladığı yazısında, 2008 yılında yayın hayatına son veren TİYATROM’un sansürcü bir yayın yaptığı iddiasını yinelemesi, TİYATROM’un sahibi ve editörü Ertuğrul Timur’un 19 Şubat 2009 tarihli bir yanıt vermesine neden oldu. O günden başlayarak, onlarca sayfalık ve Çetinkaya ile Timur arasında bir ihtilafa indirgenemeyecek bir tartışma dosyası oluştu.
Bu tartışmayı önemli kılan esas hususun, ilkesel olarak internette genel okur kitlesine dönük tiyatro yayıncılığının masaya yatırılması olduğu söylenebilir. İATP-G’nin, özelde Yayıncılık İnisiyatifi'nin TİYATROM’a yaklaşımı geçmişte eleştirel bazı yanlar içermekle birlikte, TİYATROM’un yayın çizgisinin kötü niyet içermediği ve tiyatro yayıncılığına yapıcı bir katkı sunduğu şeklindedir.
O dönemi az çok yakından takip eden birisi olarak, TİYATROM’un hakaret ve küfürden arındırılmış bir yayıncılık çizgisi izlemeye çalışırken sansürcü konuma düşmemek için çaba gösterdiğini, hata yaptığını düşündüğü noktalarda özeleştiri vermekten kaçınmadığını düşünüyorum. Fakat bugüne gelindiğinde, aynı hassasiyetin Bulunmaz-Büktel yayıncılık hattı tarafından gösterilmediğini görüyorum.
“Bulunmaz-Büktel yayıncılık hattı” ifadesine itiraz edebilirsiniz. Fakat bu yayıncılık hattının varlığı, Büktel tarafından 7 Mart 2009 tarihli “Hiçbir Şeyden Çekmedi Kurduğu Yanlış İttifaklardan Çektiği Kadar” yazısında açıkça ilan edilmiştir. Aynı yazıda Ertuğrul Timur’un yazılarının sansür edildiğini de itiraf etmektedir. Yine, sansürden vazgeçildiği noktada, editoryal düzeyde muhatabını aşağılayan bir “çöplük” blogu imal edildiğini ilan etmiştir. En kötüsü, yazısında pornografik ve muhataplarına (Ertuğrul Timur ve Mustafa Demirkanlı) “o… çocuğu” olarak işaret eden bir sayfaya yönlendirme yapılmıştır. Bu sayfa gerçekte hem Bulunmaz ve Büktel’i hem de muhataplarını aşağılayan bir içeriğe sahiptir. İyi niyetli bir yaklaşımla bir şaşkınlığın eseri olarak kabul edilebilir; fakat sonuç muhataplarına dönük ağır hakarettir.
İş bu noktaya gelmişse, üç olasılıktan söz edilebilir: (1) Bu yayıncılık hattının yapıp ettiklerini tamamen görmezden gelmeye çalışmak; (2) protesto ve teşhire yönelmek; (3) mesele yazılı iletişimle çözülemiyorsa bir çeşit komisyon oluşumuna giderek tarafların bir araya geleceği yapıcı bir tartışma ortamı örgütlemek ve sonuçları kamuoyuna açıklamak.
Sorunun birinci dereceden muhatabı olan Ertuğrul Timur’un önerisi bellidir: “…buyurun gelin sizinle istediğiniz ortamda insanların huzurunda tartışalım. İstediğiniz şekilde organize edilecek bir salon toplantısında tartışalım ve her birimiz elimizdeki verileri sunalım, düşüncelerimizi sunalım.” Bu öneriyi 8 Mart 2009 tarihli “Sayın Coşkun Büktel’e Yanıtımdır” adlı yazısında yapmaktadır. Dolayısıyla, oldukça makul görünen ve tarafların söz hakkına saygılı bu öneriyi kale almak durumundayız diye düşünüyorum.
Eğer bu öneriye sıcak bakıyorsanız, artık yazılı biçimiyle sonuçları iç açıcı olmadığı belli bu tartışmaya nokta koyulabilir düşüncesindeyim.
Saygılarımla…
Ömer F. Kurhan
1. NOT: Bu yazıyı yayımlanması talebiyle yollamıyorum. İçinde ağır bazı ithamların geçtiğinin farkındayım. Fakat Sayın Timur’un önerisini ciddiye almayarak mevcut tavrınızı sürdürme kararınız varsa, bu yazının yayımlanmasını talep ediyorum. Yanıtınızı bekliyorum.
2. NOT: Mehmet Atak yerine yazma ihtiyacı duyduğunuz yazıyı ayrıca cevaplarım. Fakat uzun olacağını sanmıyorum. Çünkü ben kendisinden açıklama bekliyordum, sizden değil. Beni Sayın Timur'a dönük suçlamaları doğrudan bağlamıyor; zaten bu konuda kendisine yanıt verildi - ki yanıt veren Ertuğrul Timur’dan başkası başkası olamazdı. Beni ilgilendiren, suçlamanın mantığı ve içeriği. Ne yazık ki o da suçlayan değil, suçlanan açıklama yapmakla yükümlüdür kuralını benimsemiş. Bu noktayı "anarko-komünist" duyunuzla bir daha değerlendirin derim.
İyi çalışmalar...
Hilmi Bulunmaz'ın Yanıtı:
Kurhan, iftira ve öneri içeren yeni bir yazı gönderdi. Kurhan’ın önerisiyle ilgili muhatabım A. Ertuğrul Timur’dur. Timur’a bu öneriyle ilgili yanıtımı 8 Mart 2009 günlü kamera önü konuşmamda verdim. İftira içeren yazısını yanıtlamayı düşünmediğim Kurhan’ın, söz konusu son yazısını "Timur’un Çöp Kutusu" bölümünde bir tıkla bulup okuyabilirsiniz.
Sayın Bulunmaz,
Feridun Çetinkaya’nın İATP-G ile yaptığı manipülatif bir görüşmenin ardından yayımladığı yazısında, 2008 yılında yayın hayatına son veren TİYATROM’un sansürcü bir yayın yaptığı iddiasını yinelemesi, TİYATROM’un sahibi ve editörü Ertuğrul Timur’un 19 Şubat 2009 tarihli bir yanıt vermesine neden oldu. O günden başlayarak, onlarca sayfalık ve Çetinkaya ile Timur arasında bir ihtilafa indirgenemeyecek bir tartışma dosyası oluştu.
Bu tartışmayı önemli kılan esas hususun, ilkesel olarak internette genel okur kitlesine dönük tiyatro yayıncılığının masaya yatırılması olduğu söylenebilir. İATP-G’nin, özelde Yayıncılık İnisiyatifi'nin TİYATROM’a yaklaşımı geçmişte eleştirel bazı yanlar içermekle birlikte, TİYATROM’un yayın çizgisinin kötü niyet içermediği ve tiyatro yayıncılığına yapıcı bir katkı sunduğu şeklindedir.
O dönemi az çok yakından takip eden birisi olarak, TİYATROM’un hakaret ve küfürden arındırılmış bir yayıncılık çizgisi izlemeye çalışırken sansürcü konuma düşmemek için çaba gösterdiğini, hata yaptığını düşündüğü noktalarda özeleştiri vermekten kaçınmadığını düşünüyorum. Fakat bugüne gelindiğinde, aynı hassasiyetin Bulunmaz-Büktel yayıncılık hattı tarafından gösterilmediğini görüyorum.
“Bulunmaz-Büktel yayıncılık hattı” ifadesine itiraz edebilirsiniz. Fakat bu yayıncılık hattının varlığı, Büktel tarafından 7 Mart 2009 tarihli “Hiçbir Şeyden Çekmedi Kurduğu Yanlış İttifaklardan Çektiği Kadar” yazısında açıkça ilan edilmiştir. Aynı yazıda Ertuğrul Timur’un yazılarının sansür edildiğini de itiraf etmektedir. Yine, sansürden vazgeçildiği noktada, editoryal düzeyde muhatabını aşağılayan bir “çöplük” blogu imal edildiğini ilan etmiştir. En kötüsü, yazısında pornografik ve muhataplarına (Ertuğrul Timur ve Mustafa Demirkanlı) “o… çocuğu” olarak işaret eden bir sayfaya yönlendirme yapılmıştır. Bu sayfa gerçekte hem Bulunmaz ve Büktel’i hem de muhataplarını aşağılayan bir içeriğe sahiptir. İyi niyetli bir yaklaşımla bir şaşkınlığın eseri olarak kabul edilebilir; fakat sonuç muhataplarına dönük ağır hakarettir.
İş bu noktaya gelmişse, üç olasılıktan söz edilebilir: (1) Bu yayıncılık hattının yapıp ettiklerini tamamen görmezden gelmeye çalışmak; (2) protesto ve teşhire yönelmek; (3) mesele yazılı iletişimle çözülemiyorsa bir çeşit komisyon oluşumuna giderek tarafların bir araya geleceği yapıcı bir tartışma ortamı örgütlemek ve sonuçları kamuoyuna açıklamak.
Sorunun birinci dereceden muhatabı olan Ertuğrul Timur’un önerisi bellidir: “…buyurun gelin sizinle istediğiniz ortamda insanların huzurunda tartışalım. İstediğiniz şekilde organize edilecek bir salon toplantısında tartışalım ve her birimiz elimizdeki verileri sunalım, düşüncelerimizi sunalım.” Bu öneriyi 8 Mart 2009 tarihli “Sayın Coşkun Büktel’e Yanıtımdır” adlı yazısında yapmaktadır. Dolayısıyla, oldukça makul görünen ve tarafların söz hakkına saygılı bu öneriyi kale almak durumundayız diye düşünüyorum.
Eğer bu öneriye sıcak bakıyorsanız, artık yazılı biçimiyle sonuçları iç açıcı olmadığı belli bu tartışmaya nokta koyulabilir düşüncesindeyim.
Saygılarımla…
Ömer F. Kurhan
1. NOT: Bu yazıyı yayımlanması talebiyle yollamıyorum. İçinde ağır bazı ithamların geçtiğinin farkındayım. Fakat Sayın Timur’un önerisini ciddiye almayarak mevcut tavrınızı sürdürme kararınız varsa, bu yazının yayımlanmasını talep ediyorum. Yanıtınızı bekliyorum.
2. NOT: Mehmet Atak yerine yazma ihtiyacı duyduğunuz yazıyı ayrıca cevaplarım. Fakat uzun olacağını sanmıyorum. Çünkü ben kendisinden açıklama bekliyordum, sizden değil. Beni Sayın Timur'a dönük suçlamaları doğrudan bağlamıyor; zaten bu konuda kendisine yanıt verildi - ki yanıt veren Ertuğrul Timur’dan başkası başkası olamazdı. Beni ilgilendiren, suçlamanın mantığı ve içeriği. Ne yazık ki o da suçlayan değil, suçlanan açıklama yapmakla yükümlüdür kuralını benimsemiş. Bu noktayı "anarko-komünist" duyunuzla bir daha değerlendirin derim.
İyi çalışmalar...
Hilmi Bulunmaz'ın Yanıtı:
Kurhan, iftira ve öneri içeren yeni bir yazı gönderdi. Kurhan’ın önerisiyle ilgili muhatabım A. Ertuğrul Timur’dur. Timur’a bu öneriyle ilgili yanıtımı 8 Mart 2009 günlü kamera önü konuşmamda verdim. İftira içeren yazısını yanıtlamayı düşünmediğim Kurhan’ın, söz konusu son yazısını "Timur’un Çöp Kutusu" bölümünde bir tıkla bulup okuyabilirsiniz.