A. Ertuğrul Timur - 16 Mart 2009
Coşkun Büktel,
Beni ve yazdıklarımı önemsemiyor görünsen de cevaplayamayıp altında ezildiğin sorular karşısında nasıl bir ruh halinde olduğunu ana sayfanda çok net sergiliyorsun.
Fakat neden ana sayfanda yer verdiğin benim eski düşüncelerimi aramak için bu kadar uğraşıyorsun ki?
Neden kendini bunca yormak? Çünkü ben bunların hepsini bugün yine söylüyorum.
İste, ben hepsini yeniden yazayım.
Zaten Feridun Çetinkaya'ya verdiğim yanıtta da vardı.
Sadece şu farkla ki, ben o dönem ne gibi nesnel şartlar altında bu noktaya geldiğimi de anlatıyordum,
sizin bana karşı tuzaklarınızı tutumlarınızı ve bunun karşılığında benim de olabilecek en insani tepkiyle "sizi yok saymayı ve sizinle ilgili bir tek yazıya bile yer vermeyeceğimi" açıklayarak.
Zira senin gerektiğinde hakkında övgü bile olan satırları cevap hakkı diye kullanmak için yaptığın ayak oyunlarını çok iyi biliyoruz hepimiz. Bu durumda da içinde Coşkun Büktel geçen hiç bir yazıya yer vermeme, var olanları da silmeyi tercih etmiştim ki hiç bir yayıncı bir yazıyı yayınlarken bu yazıyı ben sonsuza dek tutmakla yükümlüyüm gibi bir şartla yayınlamaz. Güncellendikçe eski sayılarını arşivlemeyen onlarca site vardır.
Coşkun Büktel,
Nereye kadar kaçabileceğini sanıyorsun?
İşte bir kez daha sorularla sıkıştın, bir kez daha insanlar delil diye tutturduğun videoyu izlemesine rağmen hiç de yüzde yüz tartışmasız hak vermedi sana. Ve hiç kimse de sandığın gibi aptal değil. Eğer öyle olsa on yılda taraftar sayın bir elin parmaklarını geçmez miydi?
Coşkun Büktel,
Artık ne zaman gerçeklerle yüzleşmekten kaçmayacaksın? Ne zaman kafanı kendi kumundan çıkarmaya cesaret edeceksin?
Ve ne zaman azıcık da olsa dürüst olmayı deneyeceksin?
Coşkun Büktel,
Hadi diğer bütün her şeyi bir yana bırak,
Mehmet Atak'ın iddialarını yayınladın ve hala ana sayfanda. Ve bu iddialar tarafımdan çürütülmekle kalmadı Mehmet Atak'ın dürüstlüğü hakkında ciddi şüpheler uyandıran kanıtları ortaya çıkardı.
Coşkun Büktel,
Hadi beni boşver,
benim yanıt hakkımı da boşver,
bana yapman gereken açıklamayı da boşver,
Mehmet Atak’ın ipiyle kuyuya inip beni itham etmenden dolayı benden dilemen gereken özürü de boşver,
hatta bu da dahil beni al kendi kafandaki çöp kutusuna fırlat at.
Ama az ama çok bir okur kitlen var ve o okurlarına özür borçlu değil misin?
O okurlarının da ortaya çıkan belgelere göre yeni gerçekleri okumak hakları değil mi, nerede insana saygın?
Bir yazara yakıştı mı bu gerçeği insanlardan saklamak?
Bu dezenformasyon olmadı mı şimdi?
Hoşuna gitmedi diye yayınlamamak var mı?
Bu senin tarihine kirli bir sayfa olarak kazınmayacak mı?
Bunun vebalini taşıyabilecek misin her zaman karşına çıktığında ezilmeyecek misin?
Coşkun Büktel,
Bunu yayınlaman bana hiç bir şey kazandırmaz,
senden gelecek özür de bana bir şey kazandırmaz,
Ama senin onurundan dürüstlüğünden çok şey götürür!
Bu doğrular ulaşması gereken kitleye kat kat fazla kişiye ulaştı
o nedenle bana bir şey kazandırmaz
Hatta sen ortaya çıkardığım belgeleri görmezden gelip diliyorsan onlar hiç yokmuş gibi yarın yine Mehmet Atak'ın yazdıklarını manşet yap
Ben bundan çok mutlu olurum çünkü seni biraz daha tanıtmaya ve ne olup ne olmadığını anlatmaya çok güzel bir örnek daha olur.
Ne kadar okurun olduğunu ikimiz de biliyoruz.
Arka sıradakiler dizisinin sadece TV reytingi değil senin sitenin reytingini artırdığını da ikimiz de biliyoruz.
Boşuna mı arka sıradakiler dizisinden bahsettiğin gün birden reytinginin artıp rekor kırdık diye sevinmen?
Elbette ki arama motorlarında bu dizinin hayranı Avrupa'lının teenage dediği muzip dille zıpçıktı denilen yaş grubu bu diziyi , dizideki oyuncu adlarını yazıp arattıkça senin sitende çıkıyor ve tıklıyorlar. Ve sen de reytingim artı diye seviniyorsun. Oysa ki bu şirin zıpçıktıların bu senin gri soğuk sitende polemiklere boğulmayıp Arka Sıradakiler’le ilgili ne var diye bakıp çıktıklarını sen de biliyorsun. Yok inanmam diyorsan sana ispatlarım da..
Yani tiyatro çevrelerinde yaratacağın yankı on yıldır olduğu gibi bir çay kaşığı suda fırtına yaratmaktan öte olmayacak ama boşu boşuna onurunu bir kez de bu nedenle zedeleyeceksin hepsi bu. Tabi eğer senin için hala onur kelimesi bir anlam ifade ediyorsa
Evet ben seni uyardım, insanlık görevimi yaptım, gel daha fazla onursuzlaşma, bu sansürcülüğün bana hiç bir şey kaybettirmez ama az da olsa okurlarından gerçeği ve iddialarının cevabını saklaman dezenformasyondur, sansürdür.
Sen benim nesnel nedenlerini açıkladığım sana yönelik kısıtlamalarımı sansür mü sayıyorsun?
Tamam diyelim ben sansürcüyüm
Ama bu senin sansürcülüğünü temize çıkarır mı?
Tarihe bütün olumsuzluklarının yanında şimdi de sansür ve dezenformasyonunla geçiyorsun.
Hayırlı olsun.
Bugün 16 mart 2009.
Tarihe not düşelim.
Coşkun Büktel Mehmet Atak'ın yazılı beyanını araştırmasız ve tereddüt etmeden yayınlayarak ve üzerine yorum girerek okurlarını yönlendirmiş, fakat bu iddiaların asılsızlığı bir yana Mehmet Atak’ın yazdıkları ve dile getirdikleri ile gerçekleri beyan etmediği gayet net ortaya çıkmışken Coşkun Büktel bunu görmezden gelmeyi ve okurlarını yanıltmayı tercih ederken sansürcülüğünü de dezenformasyoncu yanını da bir kez daha sergilemiştir!
Coşkun Büktel,
Şimdi bu yazdıklarımı çöpe atabilirsin.
Gereken yerlere mesaj ulaşmıştır, ulaşacaktır.
Senin nezdindeki değeri benim değil ancak senin değerini, senin dürüstlüğünü gösterecektir ve bu çöp kutusu ise aslında çöpe attığın kendi onurundur!
Ertuğrul Timur - 16 Mart 2009